20 Mayıs 2014 Salı

Hamilelikte 7. 8. 9. Hafta: Bahar Mevsimiyle Gelen Yeni Bir Hayat

Posted by telvin on 12:00 with No comments
Hamilelikte 7-8-9. Haftalar - Babycentre
Hamile olduğum gerçeğini her geçen gün biraz daha içime sindiriyorum. Evimiz iş yerime yarım saat uzaklıkta. Yağmur kar olmadığı sürece gelip-giderken yürüyordum. Hamile olduğumu öğrendiğimden beri de bu durum değişmedi, hava güzel, Eskişehir güzel; o yüzden yürümek de çok güzel.

Hamileliğin 7. haftasında yolculuk yaptık. 19 Mayıs resmi tatilini değerlendirerek İstanbul'a eşimin ailesinin yanına gittik. Hamilelikte yolculuk konusunda bol mola verip, durduğumuz yerlerde kısa yürüyüşler yapmak gerektiğini okumuştum. Biz de buna uyduk, bir de aç kalmamak gerekiyor, bol su içip atıştırmalıkları mı da ihmal etmedim. İstanbul güzeldi, keyifliydi. Baharda doğanın yenilenmesi, hayatın tomurcuklanması, benim de içimde yeni oluşan bir bebek olması...( İnsan sevgi pıtırcığı olup çıkmasında ne yapsın:) )

Nasıl Hissediyorum? 

Hamileliğin olumsuz etkilerinden hiç birini şimdilik yaşamıyorum. Bulantı, halsizlik, uyku hali yok. Tabii normalde de erken uyumayı sevdiğimi söylemem gerekiyor, her zaman erken yatıp erken kalktığım için bunun ne kadarı hamilelikle ilgili bilmiyorum. İştahımda da bir değişiklik yok. Ancak göbeğim şimdiden belirginleşti, vücudumun genişlediğini hissediyorum. Bu beni endişelendiriyor, zira şu an çok belirgin olmasa da bu hızla devam edersem sekizinci, dokuzuncu aylarımda ne olur bilmiyorum. Bu arada canımın özel olarak istediği, belirgin bir yiyecek-içecek yok. Aşermek için erken mi acaba:) Sık tuvalete çıkmak dışında iyiyim yani.


12 Mayıs 2014 Pazartesi

Hamilelikte 6. Hafta: Bebeğin Kalp Atışları ile Büyük Heyecan

Posted by telvin on 12:00 with No comments

Hamilelikte 6. Hafta-Kese
Doktor Cantuğ Bey'le ikinci randevumuz. Aslında benim için üçüncü randevu. Yaklaşık bir yıl önce kendisine gitmiş, muayene olmuş ve gerekli testleri yaptırmıştım. Eskişehir Acıbadem'de çalışıyor. Ve ben en baştan beri hamile kalırsam orada doğum yapmak isterim diye düşünüyordum. Doktorumu seçmemde en önemli etken normal doğum yanlısı olması. Kendisine daha önce giden bir arkadaşımdan ve basına verdiği röportajlardan bunu biliyorum ve ben de normal doğum yapmak istiyorum. Nedeni sezeryandan korkmam filan değil. Sadece bunu istiyorum, epiduralsiz, sezeryansiz her anını yaşayarak, hissederek bebeğimi doğurmak istiyorum. Ancak farkındayım ki; bebeğim nasıl isterse öyle gelecek. Belki pozisyonu uygun olmayacak, belki yeterli açılma olmayacak, belki bambaşka faktörler girecek araya ve sezeryan kaçınılmaz olacak. Ne olursa olsun, sağlıklı gelmesi en büyük önceliğim. Neyse daha sekiz ay var önümüzde, yaşayıp göreceğiz hep birlikte.

Ben Artık Farklı Biriyim!

Doktor bir hafta önce kesemsi bir şey görmüş, emin olmak için kan testi istemiş ve sonuç pozitif çıkmıştı. Bugün keseyi görmesi hatta bebeğin kalp atışlarını duymamız gerekiyor. İçimde bir canlı, hayata tutunmaya çalışıyor ve bu inanılmaz güzel bir duygu. Sadece anne-baba ve birkaç arkadaşla paylaştığımız bu durum beni çok heyecanlandırıyor. Hani dünyaya haykırmak istersiniz ama sükunetinizi korumanız gerekir. Günlük hayat akıp gidiyor, işe gidiyorum, arkadaşlarım arıyor, hepsi ile konuşurken ben farklı biriyim artık ve bu durumu şimdilik kendime saklıyorum.

Doktor karnıma o jeli sürüyor ve cihazı çalıştırıyor. Tek görebildiğimiz rahmimde küçük yuvarlak bir karaltı. Ve nihayet hayata tutunmuş bir mercimeğin gümbür gümbür kalp atışları. Çok hızlı... Eşimle birbirimize bakıyoruz, gözlerimiz doluyor, hani kelimelere dökülmeyecek anlar vardır. İşte öyle anlardan biri... Belki o ultrason sedyesinde daha önce yüzlerce hamile yattı, bebeklerinin gelişimini adım adım orada takip etti. Ve umarım hepsi mutlu sonla bitmiştir. Ama konu kendimiz olunca sanki yeryüzünde bunu ilk yaşayan çift biziz. Sanki bizi birileri doğurmadı da bu mucizeye ilk defa biz şahit oluyoruz. Öyle sıcak ve güzeldi.

Fiziksel Olarak Hissettiklerim

Bende şimdilik hiçbir değişim yok. Hafif göbeğim çıktı ama dışarıdan fark edilmiyor. Yorgunluk, uykusuzluk, halsizlik, mide bulantısı, kokulara karşı hassasiyet hiç birini yaşamıyorum. İştahım da değişmedi. Neyse daha erken, ilerleyen haftalarda neler olacak bakalım...



7 Mayıs 2014 Çarşamba

Hamilelikte 5. Hafta: Hamile Olduğumu İlk Öğrendiğim Anlar

Posted by telvin on 08:00 with No comments

Mayıs ayının ilk günleri... Kışı geride bırakmışız ve yeni bir mevsim uyanıyor. Benim içimde ise henüz bilmediğim bir hayat oluşuyormuş ve bundan haberim yok... Kendisi daha mercimek kadar bile değil ama artık 'biz' olmuşuz, 

Regl tarihim gecikiyor. Ancak hayal kırıklığına uğramamak için test yapmayı geciktiriyorum. Her tuvalete gittiğimde içimde bir korku, ya regl olursam? Gecikmenin ikinci günü eşimle hamile olabileceğim ihtimalini paylaşıyorum. İlk sorusu; 'canın bir şey istiyor mu?' Canım aşkım, hamileliği aşermekle bütünleştirmiş bilinçaltında.

İki gün daha bekliyorum, kendime neden böyle bir işkence yaptığımı bilmiyorum, sanırım sonuç negatif çıkarsa üzülmemek için. Ve beşinci günde sabah mahallenin sağlık ocağına gidiyorum. Ben kanımı almalarını beklerken, bankodaki hemşire gecikmenin süresini soruyor, 5-6 gün deyince cevabı çok net: 'Hamile değilsindir, normal bir gecikmedir.' Hani bazen biri bir şey der, verilecek çok sağlam cevaplar vardır ama siz salaklaşırsınız. İşte bana da bu oluyor ve masum bir 'peki' diyerek çıkıyorum ocaktan. Bu arada beni son bir yıl içinde üç defa aramış olan aynı hemşire, hamile olup olmadığımı, olursak mutlaka haber vermemi salık vermişti.

Neyse, ocağın önündeki eczaneye gidip predictör alıyorum bende. Evde kendi işimi kendim halledeceğim. Sonuç predictörün üstünde belirtilen dakikalardan çok daha kısa bir sürede oluşan bir çift pembe çizgi:) Ve anında unutuyorum tabii, sağlık ocağındaki hemşirenin zevzekliğini.

İdrarda gebelik testi yapıp da, 30 saniyeden daha kısa bir süre içinde çift çizgiyi görünce ertesi sabah için doktordan randevu alıyorum. Ertesi gün cumartesi ve ben eşimle gitmek istiyorum. Bebekle ilgili her süreci onunla paylaşmak benim için çok önemli. Bu muhteşem haber her anıyla ikimiz içinde mutluluk olmalı. 

Bu arada onu da arayıp ve hem çift çizgiyi hem de ertesi gün doktora gideceğimizi söylüyorum. Ertesi sabah doktora gidiyoruz, doktorumuz Eskişehir Acıbadem Hastanesi'nde Ahmet Cantuğ Çalışkan. Kısa bir ön sohbetten sonra ultrason cihazı ile bakıyor ve karnımda oluşmakta olan küçük mucizenin kesesi olabilecek! bir şey görüyor. Daha o kadar erken ki, kesesini görmek çok zor. 

Neyse ki bebek oluşmaya başladığı ilk andan itibaren bütün vücut sisteminiz değişiyor ve başta kanınızdaki hormonlar olmak üzere bebeğinize can vermek üzere bütün vücut tam kapasite çalışan bir fabrika gibi çalışmaya başlıyor. En büyük delil kanımdaki Beta HCG oranı. Doktor emin olmak için kan tahlili istiyor. Sonuç iki saat sonra çıkacak ve o zaman telefonda konuşacağız. Altı gün sabreden bana o son iki saat hiç geçmeyecekmiş gibi geliyor. Ben heyecanlıyım, doktorla eşim konuşuyor. Kan testi de idrar testini doğruluyor ve ben artık hamileyim. Doktor kesenin dolayısıyla bebeğin gelişimine bakmak için on gün sonra bizi davet ediyor. Randevumuz 10 Mayıs Cumartesi günü. Heyecanla bekliyorum.