27 Aralık 2014 Cumartesi

Hamilelikte 39. Hafta: Yüksek Tansiyon - Preaklempsi

Posted by telvin on 05:19 with No comments
Hamilelikte - 39. hafta Babycentre

Artık finale iyice yaklaştık. Devin anne karnında, babasıyla ben ise onun gelişimini adım adım takip ederek ve büyük bir mutlulukla onu bekleyerek dokuz ay geçirdik. Arkadaşlarım doğum heyecanı yaşayıp yaşamadığımı soruyor, ben oldukça sakin hissediyorum. Belki de insan ne yaşayacağını tam olarak bilemediği için, bununla ilgili korku, heyecan, endişe gibi duygulara kolay kolay kapılmıyor. Bir arkadaşım, doğum sonrası için 'bir gün öncesi ile bir gün sonrası arasında çok büyük fark olduğunu' söylemişti. Doğum sonrasında Devin bebekle eve geldiğimizde neler yaşayacağım, neler hissedeceğim konusunda hiç bir fikrim yok. Ben de elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, kendimi ve evimizi bebeğimiz için hazırlıyorum.

Bu hafta iyice büyüyen karnım, gittikçe zorlaşan hareketlerim ve Devin'in içimdeki ağır ama güçlü kıpırdanışları ile olması gerektiği gibi geçiyor. Ancak tek farkla, yüksek tansiyon. Yüksek tansiyonun preaklampsi riski getirmesi bu kadar sonuna yaklaşmışken bu da yapılır mı şimdi serzenişine neden olsa da içimde tuzsuz yiyip bol su içerek son haftaya doğru yol almaya devam ediyorum.

Yüksek Tansiyon: Preaklempsi

Hamileliğim süresince internette bebeğin gelişimi, hamilelik v.s. konularında bir çok kaynak okudum. Zihnime kazınan konulardan biri de preaklempsi idi. Hayatımda yüksek tansiyon problemim olmadı ama böyle bir riskin varlığından haberdar olmak ve son haftalarda el ve ayaklarımda yaşadığım ödem beni bu konuda hassas olmaya itti. Nitekim bu son haftada yüksek seyreden tansiyonla karşılaştım. Son günler, sabah akşam düzenli tansiyon takibi ve içeride Devin'in hareketlerini dinlemekle geçmeye başladı. Tansiyon yüksekliği sınırda devam etse de doktorum ilaç önermedi ve sabah akşam ölçtük. Şimdilik bir sıkıntı yok. Artık 40. haftadayım ve bu hafta - mümkünse yılbaşından sonra - Devin'le buluşmayı bekliyorum.









20 Aralık 2014 Cumartesi

Hamilelikte 38. Hafta: Sosyal Hamile

Posted by telvin on 06:02 with No comments
Hamilelikte 38. Hafta - Babycentre

Geçtiğimiz hafta 37. haftayı doldurdum ve artık evde ayaklarımı uzatarak oturma hakkına kavuştum. Tamam, iş yerinde arkadaşlarımın da desteği ile hamilelik sürecinde gerçekten kolay bir dönem geçirdim. Ancak sabahtan akşama kadar bilgisayar önünde bir koltukta oturmak mecburiyetinde kalmak, son haftalarda öğle aralarında on dakika mesafedeki avm'ye gidip yemek yemek bile bir yorgunluk savaşına dönüşmüşken ve çoğu zaman gidemezken, tüm gün sarkan ayaklarımda hiç geçmeyen ödem ile kendimi gerçek bir Hobit gibi hissederken artık evde olmak gerçek bir armağan

Peki bu hafta nasıl geçti, öncelikle artık iyice ağırlaştım.Özellikle geceleri yataktan kalkmak daha da zorlaştı. O gece yatıp sabah kalktığım günler çok gerilerde kaldı zaten, şimdi sık sık tuvalete gitmem gerektiği için gayet etkili bir uyku bölücü olduğu kesin. Aslında iyimser bir bakış açısıyla bu durum bebeğin doğumundan sonrası için anneyi hazırlıyor. Ama tabii fikrimi sorsalar bu dönemi katıksız bir uykuyla geçirmeyi yeğlerdim.

Evde zaman oldukça hızlı akıyor, haftanın ilk günü evde temizlik ve ortalığı iyice bir toparlamakla geçti. Tabii akşamını da yorucu günün bonusu olarak ciddi bir bel ağrısı ile geçirdim. Kendimi dolayısıyla bebeğimi hiç bir şekilde yormak istemesem de yerine getirilmesi gereken sorumluluklar var. Bu hafta kendime zaman ayırmaya oldukça kararlıydım. Örneğin bir günün tüm öğleden sonrasını bir kafede oturarak, kitabımı okuyarak geçirdim. Özgürlük gerçekten güzel:) tabii her ayağa kalkışımda etraftakilerin dikkatli bakışları altında olmak ilginç.

Bebek ne zaman gelecek, büyük bir merak içindeyim. Bu haftaya girmenin en güzel yanı artık Devin'in yeterince gelişip gelişmediği ile ilgili endişelerden kurtulmuş olmak. Hastane çantam hazır, bebeğimiz gelmeye karar verdiğinde onun için hazırız.

Başlığa bu hafta için sosyal hamile yazdım, çünkü hem tek başıma hem de arkadaşlarımla dışarıda güzel vakit geçirdiğim, eşimle sinemaya gittiğim, pilates grubundaki arkadaşlarımla buluştuğum hareketli bir hafta oldu. Evet, yoruluyorum ama etkinliklere uzun süre ara vereceğimi düşünürseniz siz de bana hak verirsiniz.





16 Aralık 2014 Salı

Hamilelikte 37. Hafta: Dokuz Aylık Hamileyim

Posted by telvin on 02:58 with No comments

Hamilelikte 37. Hafta - Babycentre

Sayılı günler çabuk geçiyor derler ya, hakikaten öyleymiş. Hamileliğimi ilk öğrendiğim Mayıs ayının ilk günleri çoktan geride kaldı ve artık doğuma iyice yaklaştım. Eni konu dokuz aylık hamileyim...

Bu aylar boyunca, hafta hafta hamilelik yazılarını büyük bir özen ve merakla takip ettim, blogcuanne. com'un ve hassasanne.com'un sadık okuyucularından biri oldum, özellikle doğum hikayelerini okuduğum anlarda genellikle gözlerim doldu, hüzünlendim, güzel finalleri okuyunca mutlu oldum.

Okuduklarımdan öğrendiğim en önemli şey; herkesin hamilelik sürecinin ve doğum hikayesinin kendine özel olduğuydu. Bu deneyimler ne kadar kişiye özel olsa da; sizinle aynı durumda olan bir başkasının yaşadığı tecrübeler size ciddi bir farkındalık sağlıyor ve en önemlisi yalnız olmadığınızı hissediyorsunuz. Sanırım internetin en önemli nimetlerinden biri de bu. Dünyanın her köşesine ulaşabiliyor, sizin gibi olanların yaşadıklarını paylaşabiliyorsunuz.

37. Haftada Ben

Bu haftanın iki önemli yanı vardı benim için. İlki iş yerindeki son haftam olmasıydı. Son haftalarda iyice ağırlaşan bedenimle belli bir yerde belli bir süre ile çakılıp kalmak her ne kadar yorucu olsa da; etrafımdaki insanların önemini ve değerini böyle bir dönemde çok daha iyi anladım. Ben buradan çalışma arkadaşlarım Buşra ve Özge'ye kocaman bir teşekkür etmek istiyorum. Hem verdikleri huzur, hem iş yükü konusundaki muazzam destekleri hem de ilgileri ile sağladıkları destek ile güzel bir işyeri hamileliği yaşadım sayelerinde. Umarım onlarda hayatları boyunca en güzel insanlarla, en güzel desteklerle hiç zorlanmadan devam ederler yollarına.

Bu haftanın ikinci önemli özelliği ise bir çok hamilenin stres kaynağı olan çatı muayenesi idi. Bebeği oldukça aşağıda hissettiğim bir kaç günün sonunda muayeneye gittik. 3 kilo 130 gr. olmuş Devin ve biraz daha aşağıya inmiş.

Çatı muayenesi asıl adıyla pelvik muayenede; annenin pelvis kemiklerinin açıklığının doğuma uygunluğu araştırılıyor. Çatı muayenesi genellikle 37. haftadan sonra doğuma yakın zamanda yapılıyor.Bu muayenenin hamileleri strese sokma nedeni ise elle yapılması. Açıkçası ben de muayene öncesi stresliydim ancak hem çok kısa sürdü hem de doktorumun kibar ve sakin yaklaşımı da bu muayeneyi bir tramvaya dönüşmekten çıkardı.Tabii en önemlisi de sonuçtu ki; doktor çatı müsait, bir sıkıntı yok dedi.

Hamile Fotoğrafları

Bu haftanın en eğlenceli kısmı, sevgili arkadaşım, adaşım Şebnem Köken'in hamile fotoğraflarımı çekmesiydi. Evinin bir odasını stüdyoya çeviren Şebnem'le Pazar günü orada buluştuk. Şebnem yıllardır fotoğraf işiyle profesyonel olarak ilgileniyor, Yıllardır İstanbul'da yaşıyordu, artık Eskişehir'de (ki bence bu Eskişehirli hamileler ve aileler için önemli bir şans) çocuk, aile ve doğum fotoğrafları çekmeye başladı. http://www.222multimedia.com/

Benim tek olarak ve eşimle birlikte fotoğraflarımızı çekti, çekim sırasında üçümüzde çok eğlendik. Çekim sırasında bir ara saçlarım fön makinesinin rüzgarı ile uçuşurken, kendimi değme modellere taş çıkarıyor gibi hissetmedim desem yalan olur:) Şimdi Şebnem'in fotoğrafların son halini paylaşmasını heyecanla bekliyorum.

Beklemek de Güzel

Bunlar dışında iyice büyüyen göbeğimle, artık oldukça yavaşlayan hareketlerimle ve  hiç geçmeyen yorgunluk hissiyle bitirdim bu haftayı. 38. haftaya girmenin en güzel yanı artık içinizin daha da rahat ediyor olması. Önceki haftalarda bebeğin doğduğu taktirde dışarıya uyum sağlaması ile ilgili duyduğum endişeler yerini; doğum süreci ile ilgili meraka bırakıyor.Ve tabii beklemeye başlıyorsunuz.

Hamilelerin % 75'i doğumlarını son haftaya gelmeden bu haftalarda yapıyorlarmış. Hangi yüzdelik dilimdeyim bilmiyorum ama içimden geçen, kendini en hazır hissettiği, en sağlıklı olacağı anda gelmesi. O yüzden bana düşen, şu günleri bolca dinlenerek, onun karnımdaki hareketlerini izleyerek, bu sürecin tadını çıkararak yola devam etmek. Ta ki o büyük buluşma gerçekleşene kadar.



9 Aralık 2014 Salı

Hamilelikte 36. Hafta: Tombik Bebeğim:)

Posted by telvin on 01:40 with No comments

Hamilelikte 36. Hafta - Babycentre

Hamileliğimin son 4 haftasına (32. haftadan itibaren- Hamilelikte 32. Hafta: Biraz Endişeli, Biraz Sevinçli )damgasını vuran şey Devin'in iri bebek olarak yola devam etmesiydi.Sonuçta; aylardır en az bir hafta önden giden Devin bebek 32. hafta itibarı ile 2-2 buçuk hafta önden gidiyordu. Kilosu 2.300 gramdı. Gelişimi de 32 haftalık bir bebekten ziyade 34-35 hafta civarındaydı.

Doktorumuz bebek bu hızla giderse ve ben 39-40. haftalarda doğurursam bebeğin 4 - 4 buçuk kiloya çıkma ihtimali olduğundan ve bunun normal doğumu riske soktuğundan bahsetti. Sonuçta benim normal doğumu ne kadar istediğimi biliyor ve bunu destekliyor kendisi.

Bu cumartesi 36. hafta kontrolümüze gittik, Devin bebek 3.100 gr. Yine birkaç hafta önden gidiyor ama normal sınırlara çok daha yakın ve doktorumuz da durumdan oldukça memnun. Eğer bu şekilde devam ederse ve başka bir sorun olmazsa normal doğum yapabilirim.

36. Hafta da Ben

Son birkaç haftaya göre çok daha iyi geçti 36. hafta benim için. Evet, eller ayaklar hala şiş, evet yine otururken-kalkarken zorlanıyorum, evet yine çok kolay yoruluyorum, evet hala ve belki de daha sık tuvalete taşınıyorum ama bir yandan da kendimi gayet iyi hissediyorum.

Arkadaşlarımla buluştuğum, pilatese gittiğim, sosyalleştiğim güzel bir hafta oldu bu hafta. En güzeli de pilates grubumuzdan Elgin 41. haftasında dünya tatlısı bir erkek bebeği oldu. Normal doğum yaptı, doktorumuz aynı kişi bu arada.

Whats-Up'dan kurduğumuz grubumuzda sürecin heyecanını bizde onunla yaşadık. NST cihazında 150 kalp atışı, 127 sancıyı gösteren görüntü ile Elgin'in doğuma ne kadar yaklaştığını abladık ve onun için dua ettik. Aynı gece saat 02:00'de doğumun gerçekleştiğini yazdığı mesajı ile hepimiz derin nefes aldık. Ve hemen ertesi gün öğlen buluşup ziyaret ettik Elgin'le bebeğini. Görünce daha bir rahatladık ve hepimiz bu sürece ne kadar yaklaştığımızı düşünüp, darısı başımıza dedik...

Bu arada Elgin'le doğumdan bir gün önce buluşmuştuk, hatta buluştuğumuz kafede komik bir olay da olmuştu: Bir arkadaşımız biraz gecikecekti. Biz 4 gebeş içerde oturmuş, çoktan sohbete dalmıştık. Tabii baş konu Elgin'in ne zaman doğuracağı idi. Tüm gün boyunca devam eden bel ağrısından bahsetti, bu bir işaret olabilirdi. Neyse, gecikecek olan arkadaşımız yanımıza kahkaha atarak geldi. Meğer içeri girerken garson kız bizi göstererek 'arkadaşlarınız içeride' deyivermiş. Orada başka masalar da varken, bir gebeşin ancak bir gebeş grubuyla buluşabileceğine dair önyargı... Ama kocaman göbeklerimizle de böyle bir özdeşleştirmeye maruz kalmamız çok normal sanırım.





1 Aralık 2014 Pazartesi

Hamilelikte 34 ve 35. Haftalar: Hayat Artık Ağır Çekim!

Posted by telvin on 01:12 with No comments
Hamilelikte 35. hafta - Babycentre


Çok hızlı geçen iki haftayı geride bıraktık... Giderek ağırlaşıyorum, bahsettiğim şey kilo değil. O konuda büyük bir atak yok çok şükür. Ancak karnımın iyice büyümesi, el ve ayaklarımda ve bileklerimde oluşan ödemler, daha da kolay yorulmaya başlamak, otururken - kalkarken, yatarken zorlanmak, geceleri çok sık idarara kalkarak bölünen uykular

Shrek İle Yarışır Bu Ayaklar:)

Ayaklara geçmeden önce ellerden bahsedeyim. Daha önceki haftalarda özellikle uzun yürüdüğüm zamanlarda ellerim ve parmaklarım hemen dolmalık biber kıvamına geliyordu. Bu son iki haftadır ise bu şişlikler hiç inmez oldu. Hatta geçtiğimiz hafta sonu alyansımı çıkarmak istediğimde gerçeklerin düşündüğümden daha da acı olduğunu fark ettim. Eşimden yardım istedim ve banyoda 7-8 dakikalık bir uğraş sonucunda - ki bazı anlarda parmağımın çıkacağını sandım ve canım çok acıdı - yüzüğü çıkarabildik. Parmaklarım normal ebatlarına ulaşana kadar yüzüksüz gezeceğim.

Ayaklar ise hepten büyüdü. Ayak bileklerimi her gördüğümde korkuyorum:) Bu dönemde ödem olacağı ile ilgili internette okuduğumuz her şey hafif kalıyor sanırım. Evde dinlenirken ayakları yukarı kaldırmak iyi bir öneri ancak çoğu zaman geçersiz kalıyor. Sebebi belli bir pozisyonda kalma süresinin çok kısa olması.

Mesela; koltukta oturuyorum ve ayaklarımı koltuk seviyesinden daha yüksek olan pilates topunun üzerine atıyorum. İlk 5 dakika çok rahat, peki sonra? Yavaş yavaş bel kısmımın koltuğa doğru gömülmesi ile farkında olmadan kaykılıyorum. Belli bir süre geçtikten sonra ise yerimden kalkmak istediğim an halim gayet acınası oluyor.

Eskiden iki saniyede yapılacak ayağa kalkma işlemi bir ritüele dönüşüyor. Önce ayaklar yavaşça topun üzerinden indiriliyor, sonra eşten yardım isteniyor, ellerimden tutup doğrulmama yardım etsin diye, eğer o anda orada yoksa sağdan, soldan, koltuk kenarından destek alınarak minik hareketlerle düzgün biçimde oturulmaya çalışılıyor. Ve nihayet son aşama, dengemi korumaya özen göstererek ayağa kalkıyorum.

Eğer uzanıyorsam da durum aynı, her şeyi yavaşça yapıyorum. Uzanırken sırtüstü yatamadığım için (nefesim kesiliyor) ayaklarımı yükseğe koymak bir süre sonra belimde ve karnımda büyük bir ağırlık yaratıyor. Anlayacağınız her an yorucu, her an kıpır kıpır geçiyor.

Doktor Kontrolleri

Artık doktorumuza haftada bir gidiyoruz. Aslında haftalık kontroller için biraz erken ama Devin bebeğin önden gidiyor olması doktorumuzu biraz endişelendirdi. En önemli şüphe şeker üzerine tabii. Neyse ki tokluk şekerime bakıldı ve sınıfı geçtik. Şimdi gelişimini hafta hafta takip edeceğiz.

Hastane Çantası Hazırlıkları

Hastane çantasını hazırlamaya başladım, daha önce oluşturduğum liste Hastane çantasında neler olmalı?  eklenen ve silinen maddelerle, son halini alıyor. En yakın zamanda buradan paylaşacağım...