İstanbul'da Hamile Olmak!
Bir zamanlar İstanbul'da yaşayan ve şehrin sorunlarını, zorluklarını iyi bilen biri olarak, bu şehirde hamile olarak yaşamanın, dolaşmanın daha da zor ve yorucu olduğunu söyleyebilirim. O yüzden şimdiden; bebeğini bu şehirde karşılamış olan ya da karşılamaya hazırlanan tüm hamile hemcinslerime saygılarımı sunuyorum. Ve burada kaldığımız Kurban Bayramı tatili boyunca gözlemlediklerimi yazmak istiyorum.
İstanbul'da Hamile Olmanın Zorlukları:
1) Herkesin tahmin edebileceği gibi en büyük problem ulaşım. Eşimle, bir zamanlar tozunu dumana kattığımız Beşiktaş, Beyoğlu eski günlerini yad etmek üzere yola çıktık. Park sorunuyla uğraşmamak için toplu taşıma araçlarını kullandık. İstanbul bildiğimiz gibi demek isterdim ama bıraktığımızdan çok daha kötü maalesef... Ne metroda ne otobüste kimse kalkıp yer vermiyor. Bırakın hamileyi, kucağında çocuk taşıyana bile kimse dönüp bakmıyor. Çoğu kişinin görmezden gelme taktiği aynı: Elindeki telefon ile oynama...
2) Yorgunluk: Şehrin her yeri uzak geliyor insana ve sancılansanız, yorulsanız evinize kısa zamanda dönüp dinlenme şansınız hiç yok.
3) Hastane uzaksa yandınız! Kontrollere gidip gelmek, hele bir de doğum sancılarınız tuttuğunda hastanenize yetişmek gerçekten büyük stres.
4) Çalışan hamileler: Hamileliğin her döneminin ayrı zorlukları var. Ama en çok da halsizlik, yorgunluk vuruyor insanı. Sabah çok erken saatte kalkmak zorunda kalıp, işe giderken 2-3 vasıta değiştiren anne adayları için hayat hiç de kolay olmayacaktır. Bir de bu yolun dönüşü var!
5) Trafik: Otobüste, dolmuşta yolcu da olsanız, şoför koltuğunda oturuyor da olsanız, trafik stresi hep aynı. Erkek, kadın, genç herkesi mağdur eden trafik hamileleri çok daha fazla etkiliyor. Ve stres ne bir hamile ne de bebek için iyi değil.
İstanbul Güzel Ama...
Yorgun, kalabalık bir şehirdeyseniz, ulaşım uzun sürüyorsa bir de üstüne bindiğiniz araç tıka basa doluysa belki kendi anne-babanızı dahi gözünüzün görmeyeceği bir raddeye gelmiş olabilirsiniz. Ancak duyarsızlaşmak kimseye bir şey kazandırmıyor, tam tersine gittikçe mutsuz, birine yardımcı olmak gibi küçük, anlık tatminlerden yoksun, içine kapanmış, öfke dolu bir toplum olmaya doğru gidiliyor...

0 yorum :
Yorum Gönder