hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2014 Salı

Hamilelik ve Arkadaşlar - 2 -

Posted by telvin on 00:07 with No comments


Benim için arkadaşlarım daima çok önemli oldu. Bunda tek çocuk olarak büyümemin önemli bir etkisi olabilir büyük ihtimalle. Bu durum evlendikten sonra da geçerliliğini korudu benim için. Ne olacak ben evlendim, şimdi de çocuk geliyor hayatım zaten ta en dipten değişiyor diye düşünüp arkadaşlarına arkasını dönenlerden olmadığımı ve bundan sonra da olmayacağımı düşünüyorum. 

Benim böyle bir arkadaşım var mesela; çok ama çok severim kendisini ancak, tanıdığımdan beri hayatının her sorumluluğunu en uçta ve ciddi bir biçimde ele alır ve şimdi de bir çocuğu var. Tahmin edersiniz ki; işin bu kısmını da en uçta yaşıyor ve çocuğuna bütün sorumluluğu ile tapıyor. Bunun neresi yanlış diyebilirsiniz; elbette ki hayatımızın merkezinde eş ve çocuklarımız var, bebeğimin rahmime düştüğünü öğrendiğim günden itibaren hayatımı ona göre yönlendiriyorum, yeme, içme, sosyal hayat, hepsi... Fakat bir yandan da kendi hayatımızı yaşamayı ve kendimizi gerçekleştirmeyi unutmamamız gerekiyor. Ve özellikle kadınlar (toplumun kendilerine biçtiği onlarca rolden dolayı) bundan çoktan vazgeçiyor. Neyse konuyu saptırmaya başladım, arkadaşlara döneyim:)

Evlilik, çocuk v.s. gibi olayları henüz gündemine almamış arkadaşlarınızdan hiç kimse büyük bir empati kurmasını, sizinle birlikte aynı heyecanı yaşamasını bekleyemez. Hayatın farklı noktalarına doğru yol alıyor olsak da arkadaşlıklarımızdan birbirimizi anlayabileceğimiz ve önemsendiğimizi hissettiğimiz ortak yollar bulmayı bekleriz. Ancak bir türlü ortak noktada kesişemediğim bir arkadaşım var; bu arkadaşım farklı bir şehirde yaşıyor ve hayatının önemli bir geçiş noktasındaydı. Beni gün aşırı arıyordu ve olayları anlatarak fikir ve önerilerimi alıyordu. Hayhay, büyük bir keyif ve dostlukla kendisine o telefon konuşmaları boyunca tüm enerjimi veriyordum. Telefonu onun rahatlamış bir şekilde kapaması beni de mutlu ediyordu. Sonra bir gün fark ettim ki bu arkadaşım sadece ve sadece kendinden bahsediyor, bir gün gaz, öbür gün bel ağrısı, ertesi gün hormonlarımın ayaklanması ile duygusal anlar yaşayan benim hal ve hatırımı doğru düzgün sormuyor, bebekle paylaştığım mutlu anlarla veya endişelerimle ilgili hiç bir şeyi merak dahi etmiyordu. Elbette ki evlilik, çocuk v.s. gibi olayları henüz gündemine almamış arkadaşlardan hiç kimse büyük bir empati kurmasını, sizinle birlikte aynı heyecanı yaşamasını bekleyemez. Ancak her görüşmede (ister telefon, ister bir yerde kahve içme) sadece kendisini anlatan, nasılsın diye dahi sormayan, senin hayatının baş rolünde olan gelişmeleri önemsemeyen biriyle ne kadar sağlıklı bir ilişki yürütülebilir sizce? Hepimiz aile, akraba, arkadaş, iş arkadaşları, komşular ile çevrelenmiş durumdayız. Herkes birbirinden farklı ve bize verdikleri enerji de doğal olarak çok farklı. Bence özellikle hamilelik gibi çok özel bir dönemde kimlerle yola devam edeceğimize net bir şekilde karar verip bunu uygulayabilmeliyiz. Hani mevsim geçişleri bize bahar temizliği fırsatı verir ve eskileri ayıklarız ya, işte bu özel dönemde bize hayatımıza sıkıntı veren, tozlu, negatif insanları ayıklama fırsatı vermeli...

18 Eylül 2014 Perşembe

Hamilelik Göbeği Kamu Malı mı?

Posted by telvin on 01:41 with No comments


Dışarı çıkacağımız zaman, işe gideceğimiz zaman, arkadaşlarımızla buluşacağımız da süslenir, püslenir, giyimimize kuşamımıza özen gösteririz. Çünkü içgüdüsel olarak hepimiz beğenilmek isteriz (özellikle hemcinslerimiz tarafından).

Peki hamile kalınca? Daha doğrusu dördüncü aydan sonra her gün büyüyen bir göbeğe sahip olunca. Bakımlı olmaya devam etmek, kendini iyi hissetmek adına önemini sürdüyor ki; bu ayrı bir blog konusu. Benim bahsettiğim karşı tarafın bakışları. Yolda yürürken, bir yerde otururken gözlerini sizden daha doğrusu göbeğinizden ayırmayan insanlar. Kızsan mı, gururlansan mı yoksa gidip göbeğini o kişinin burnuna dayayıp 'buna mı bakmıştın teyze!' diye çıkışsan mı?

Özellikle karın büyüyünce bu dikkat çelicilerle mutlaka günde birkaç defa karşılaşıyorsunuz. Kaçış yok, tabii kendinizi eve kapamadığınız sürece. Eminim her hamilenin bu minik tacizlere tepkisi farklı oluyordur. Kimisi kamburunu çıkarıp göbeğini kamufle etmeye çalışıyordur ki çok yazık çünkü omuzlarınızı öne doğru eğmek bebeğinizin aşağıda sıkışması ve bel ve sırt ağrısına açık davetiye çıkarmak demek. Kimi ise daha çok gerinerek dolaşıyordur. Ben yavaş ve olabildiğince dik yürümeye çalışıyorum. Özellikle hamile pilatesine başladıktan ve duruş pozisyonunun bebek ve benim için önemini kavradıktan sonra. 

Birde göbeğinizi kamu malı olarak kabul edip, hayatınızda ilk kez karşılaşmanıza rağmen hakkınızda yorum yapanlar, size önerilerde bulunanlar (ki bir tanesi aynen şöyleydi: Ben hamileliğimde her akşam ballı süt içtim, dört buçuk kilo doğurdum, sende öyle yap. demişti biri. Ben de boş bakışlarla karşılamıştım sözlerini. Elbette bebeğimin beslenmesi dünyadaki her şeyden önemli ama bu onu daha karnımdayken bir obez yapmak isteyeceğim anlamına gelmiyor değil mi? ) bir de teklifsizce göbeğinize dokunanlar. Sevdiklerimden, arkadaşlarımdan bahsetmiyorum tabii burada. Hatta bebek tekmelediği zamanlarda yanımda hangi arkadaşım varsa elini tutup kendim koyuyorum, bu çok güzel anları onlarla paylaşmayı çok seviyorum. Ama yine de yabancı insanların bakışlarından, yorumlarından ve en kötüsü dokunmalarından hiç hoşlanmıyorum. Umarım bir gün toplum olarak hamilelerin kamu malı olmadığını öğreniriz.