26 Eylül 2014 Cuma

Mutlu Hamilelik Ama Nasıl?

Posted by telvin on 06:04 with No comments

Çocuk psikoloğu olan bir arkadaşımla hamileliğimin daha başlarındayken fetal psikoloji (cenin psikolojisi) üzerine konuşmuştuk. Kendisi yurt dışında bu konuyla ilgili ciddi araştırmalar yapıldığından, annenin psikolojisinin bebek üzerinde önemli etkisi olduğu üzerine önemli veriler elde edildiğinden bahsetmişti. İşin bilimsel boyutunu bilemem ama özellikle bebeğin içimdeki hareketlerini hissettikten, varlığını tam olarak benimsedikten sonra anladım ki, bebek içerideyken her şeyden bihaber, bireysellikten uzak biri değil. Yaşantımdaki olaylara tepki vermeye, kendini rahatsız hissettiği anlarda beni uyarmaya (sağıma yatmama hiç izin vermiyor mesela, hemen tepinmeye başlıyor:) ) güzel bir müzik duyduğunda sakin sakin dinlemeye başlayan haftalar geçtikçe dış dünyanın etkilerinden haberdar olan gerçek bir birey.

Nasıl benim yediğim, içtiğim şeylerden doğrudan etkileniyorsa, nasıl ben sağlıksız besleniyor olsam, sigara - alkol alkol kullansam bundan kötü bir şekilde etkileneceği kesinse; benim yaşadığım bütün duygusal iniş-çıkışların, mutlulu anlarımın veya üzüntülerimin de aynı şekilde ona yansıyacağı kesin. Dediğim gibi bunları bilimsel bir veriye dayanarak yazmıyorum, bu sadece içsel bir his. Cenin psikolojisi ile ilgili yaptığım aramada aşağıda bir kısmını alıntıladığım Psk. Dr. Yaşar Kuru'ya ait bir yazıya ulaştım. 'Annenin duygusal dünyası ne ile şekilleniyorsa, karnındaki embriyonun - ceninin - da aynı olaylarla şekillenmektedir' diyor Dr. Kuru. Bu yüzden her şeyden önce bebeğimin hayatına etki ettiğine inandığım duygu dünyamın olabildiğince dengeli, mutluluk ve huzurla çevrili olmasını önemsiyorum.

Doğum Öncesi Bebek Pedagojisi

Anne karnında çok iyi korunan bebek, dış etkilerden bütünüyle uzak kalamamaktadır. Mesela, anneler yorgun olduklarında, karnındaki bebeğin hareketlerinin arttığını tecrübeleriyle bilmektedirler. Ayrıca bu durum, kontrollü bir biçimde deneysel olarak da belirlenmiştir. Annelerin merdiven çıkmasından yada sigara içmesinden sonra, bebeğin kalp atışları hızlanmaktadır.

Anne heyecanlanıp üzülünce, korkunca; faaliyete geçen iç salgı bezleri kana karışmakta, kana karışan bu salgılar, çocuk ile anne arasındaki sıvı yolu ile çocuğa ulaşmaktadır. Bu şekilde, henüz anne karnındaki bebeğin, anneyi etkileyen tüm faktörlerden etkilendiğini bilmiş oluyoruz.

Hamilelik süresince annenin maruz kaldığı anksiyetelerin, streslerin; çocuk doğduktan sonra çocuğu, birçok hastalıklara karşı dirençsiz bıraktığını araştırmalardan öğreniyoruz.

Çocuğun karakterinin köşe taşları, hamilelikte ve anne adayının haberi olmaksızın yerlerine oturur.

******

 "Cenin Psikolojisi"nin Anlamı

Cenin psikolojisi; "anne karnındaki embriyonun [ceninin], anne vasıtasıyla yaşadığı psikolojiye verilen isimdir. Kısaca diyebiliriz ki, hamililik süresince bir anne, ne ile meşgul oluyorsa, duygu dünyası ne ile şekilleniyorsa, karnındaki embriyonun -ceninin- da duygu dünyası aynı olaylarla şekillenmektedir.

Eğer anne, korku nöbetleriyle hamileliğini geçirmişse, muhtemeldir ki, doğacak çocukta da bu korku nöbetlerinin izleri bir "ömür boyu" devam edip gidecektir. Yada, çok karşılaşılan başka bir durum da, "istenmeyen" hamileliği mecburi olarak yaşayan bir annenin ruh halidir.


Yazının tamamını okumak isterseniz: http://www.batitrakya.org/kose-yazilari/yasar-kuru/dogum-oncesi-bebek-pedagojisi.html

Mutlu Hamile Olmak!

Dokuz ay on gün süren hamilelik döneminde; bütün bu süre boyunca; aile, akraba, arkadaşlar, iş arkadaşları ve daha birçok sosyal ortamla çevriliyoruz. En başta hormonlarımız bizi ele geçiriyor. Dış etkilere çok daha açık hale geliyoruz. Başta eşimiz olmak üzere söylenenlerden, yapılanlardan daha kolay etkilenebiliyoruz. Belki evliliğin kötü bir evresindeyiz, belki eşimiz bize asla yardımcı olmuyor, kayınvalidemiz her görüşmemizde psikolojimizi alaşağı ediyor, iş yerinde bırakın konuşmayı gördüğümüz anda saçlarımızı diken diken eden insanlar var, patronumuz veya işgüzar müdürümüz anlayışsızlık ve kabalık konusunda oskarlık performans sergiliyor, her konuşmasında negatiflik akan, tüm enerjimizi sömüren duygusal vampirlerle çevriliyiz, üstüne bir de hamileliğimizle ile ilgili yorum yapmayı görev edinmiş işgüzar akraba, komşu ya da yolda karşılaştığımız yabancılar var. Ve ne mümkün ki başımızdan birer cam faunus geçirip; 9 ayı tüm bunlardan izole bir biçimde geçirebilelim.

Ben Neler Yapıyorum?

1) İçimdeki bebeği seviyorum. Sanırım her şey bununla başlıyor. Çünkü onu ne zaman düşünsem veya hareketlerini hissetsem sıcacık bir duygu oluşuyor. Burada o benden değil, ben ondan besleniyorum. Hem de bolca:)

2) Beni geren insanlardan uzak durmaya çalışıyorum, konuşabildiklerimle konuşuyor, onları uyarıyorum. (Şimdiye kadar bunu iki kere yaptım ve hiç pişman değilim.)

3)  Hamile Pilatesi'ne gidiyorum. Sporun nefes açma, esneme, egzersiz yapmış olma gibi bir çok faydası var. Ama asıl önemli olan benim gibi hamile olanlarla bir arada olmak, aynı dili konuşmak, sıkıntıları paylaşmak. Bu çok özel çünkü; dünyada yalnız olmadığını bilmek kadar değerli bir şey yoktur bence.

4) Daha önce sigara tiryakisi olmadığım için kendimi gerçekten şanslı hissediyorum. Aklımın köşesinde yer eden, içemediğim için beni huzursuz eden bir alışkanlığım yok. Sigara kullanan bir çok arkadaşım hamile kalırlarsa ne yapacakları konusunda çok huzursuz, bende değişen hormonlardan; bebeğin getirdiği mutluluktan bahsederek önceliklerinin değişeceğine onları ikna etmeye çalışıyorum.

5) Kendimi kısıtlamamaya çalışıyorum, bahsettiğim sınırsız yemek değil tabii:) Arkadaşlarımla görüşme, eşimle iyi vakit geçirme, kendimi kimseye karşı bir şeylere mecbur hissetmeme, dinlenme fırsatlarını değerlendirme ve daha dolu bir sürü şey. 'Hayat bunu yapmalıyım, bunu da yapmalıyım, süper olmalı, her şeye yetişmeliyim' lerle geçmiyor.

6) Tabii her şey bende bitmiyor, her şeyden önce iki kişilik bir durum hamilelik. Eşim de bunun farkında ve destek. Sıkıntıya düştüğüm anlarda onunla konuşuyorum ve desteğini istiyorum. Yanınızda hayatı sizin için kolaylaştıran birinin olması paha biçilemez.


0 yorum :

Yorum Gönder